Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar! Yetim aylığı kesilen kadına güzel haber verildi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşamış Fatma Arpaç, anlaşmazlık ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle 2006’da eşinden boşandı. 2 çocuğuyla ve ailesinin desteğiyle hayatını sürdüren Arpaç’ın babası da 2012’de öldü. Fatma Arpaç’a babasının emekli aylığı sebebiyle yetim maaşı bağlandı. 2013’te SGK’ya yapılan ‘eski eşiyle birlikte yaşıyor’ ihbarı üstüne Arpaç’ın babasız maaşı kesildi ve o güne kadar ödenen parayı faiziyle geri ödemesi istendi.

SGK’YA KARŞI DAVA AÇILDI

Fatma Arpaç, avukatı aracılığıyla 2013’te SGK Genel Müdürlüğü’nün işleminin iptali için Ankara 3’üncü İş Mahkemesi’ne dava açtı. 5 yıl süren yargılama sonunda Fatma Arpaç, davayı 2018’de kazandı. Duruşma kararına, SGK avukatları göre Ankara Alan Adliye Mahkemesi’ne itiraz edildi. 2020 yılında Ankara Alan Adliye Mahkemesi’nin itirazı kabul etmemesiyle karar Yargıtay’a götürüldü. Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi’nce dosya dahilinde yapılan incelemede, hata görülmeyerek karar oy çokluğuyla onandı.

YARGITAY KARARI ONADI

Yargıtay kadar verilen kararın gerekçesinde, ‘Kararın, dairemizce benimsenmiş yer alan hukuki ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı fiziki delillere ve bilhassa bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine kadar yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine ve kanuna uygun yer alan hükmün onanmasına’ ifadeleri kullanıldı.

AYLIK KESİLMESİNİN ŞARTLARI

Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi üyesi Etken Bektaş Kar ise kararın onanması konusunda üyelerle benzer, gerekçenin içeriği konusunda ayrı düşündüğünü belirtti. Davacı Fatma Arpaç’ın boşandığı eşiyle çocukların velayetiyle ilgili sorunlar yaşadığını ve arasında husumet oluştuğunu anlatan Etken Bektaş Kar, şu ifadeleri kullandı:

“Sosyal emniyet hakkı anayasal bir hak olup, ölen yargı sahibi babadan dolayı bağlanan ölüm aylığının kız çocuğunun boşandığı eşiyle salt gerçekte birlikte yaşamasına ilişkin tespit ve boşanılan eşin desteğini almak; aylık kesilmesi için yeterli değildir. Kurum tarafından aylığın kesilmesi için; boşanma anlaşmalı, yetim aylığına hak galip gelmek için yapılmalı, hakkın kötüye kullandığı belirlenmeli, birlikte yaşama olgusu anlaşmalı boşanmaya emrindeki olarak maddi ve maddi vakalara dayandırılmalı ve kurumun bu konudaki raporu ciddi olmalıdır. Hem bedensel uyuşmazlıkta, şikayetçi kadın 2006 yılında eşinden şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış, babası ise sonra 2012 yılında ölmüştür. Burada babadan aylık olmak için boşandığından laf edilemez ve bu durumda artık fiili birliktelik aranmaz.”

DAVA 8 YIL SÜRDÜ

Fatma Arpaç’ın avukatı Ezgi Eroğlu, müvekkilinin 2006’da eşinden boşandığını, 2012’de babasını kaybettiğini ve 20 Nisan 2012’de SGK göre dul ve yetim aylığı bağlandığını belirtti. Aylık bağlandıktan bir vakit sonradan ihbar üzerine SGK’nın semt muhtarıyla görüşmesinin ardındaki düzenlenen tutanakla müvekkilinin babasından kalan yetim aylığının kesildiğini ve kendisine ödenen paraları iade etmesi için icra takibi başlatıldığını anlatan avukat Eroğlu, “2013 yılında kurumun genel merkezi Ankara’da olduğu için Ankara 3’üncü İş Mahkemesi’nde dava açtık. Burada suçlama 5 yıl sürdü. Sonrasında Ankara Alan Adliye Mahkemesi ve arkasından 2 sene da Yargıtay almak üzere dava toplam 8 yıl sürdü. acilen adalet sahibi kesinleşen yüksek mahkeme kararıyla hakkına kavuştu” dedi.

YÜZLERCE KİŞİ MAĞDUR

Avukat Ezgi Eroğlu, SGK kadar tutanakların baştan savma ve yeterince araştırma yapılmadan tutulduğunu ve yüzlerce insanın bu nedenle mağdur duruma düştüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yalan Yanlış veya kasti ihbarlarla, özen gösterilmeden hazırlanan tutanaklarla böylece fazla vatandaşımız mağdur duruma düşebiliyor. Böyle durumlarda yüksek mahkemenin gerekçeli kararında idare tutanaklarının denetlenebilir olup olmadığı, haysiyet edilebilir olup olmadığı ve bunların üstünde durulması gerektiği, boşanma tarihinde boşanma hakkının kötüye kullanımını gerektirir veya muvazaalı olarak aylık bağlanmasını gerektirir koşul olup olmadığını bilhassa hak bağlanma tarihi itibarıyla mahkemelerce irdelenmesi gerektiği yönündedir. Bizim de üzerinde durduğumuz bir konu, her takviye, kanunda açıklanmış manada yardım olmayabilir. Bu eşitlik ilkesinin de ihlalidir. İlla eski eşle görüşülmesi ya da eve gelip giden 3’üncü bir şahıs ya da birlikte yaşama ve bu birlikte yaşamanın da aylık kesmesine dair aksan fazla önemlidir. Hatta gerekçeli kararda aleyhte oy yani muhalefet şerhi, gerekçenin beceriksiz bulunduğu için, gerekçenin güçlendirilmesi namına yazılmıştı.”

İHBARLAR KASITLI YAPILMAYA BAŞLANDI

Bu müşteri ihbarların kasten yapılmaya başlandığını vurgulayan avukat Ezgi Eroğlu, “Toplumda o kadar fazla kişi farkında olan olmadan ya da olarak husumetli duruma düşüyor. Ara Sıra karşılaşıyoruz, eski benzeşen bile bile ya da bir kıskançlıkla veya bir komşu en basit bir balkon yıkama konusundan dahi, ‘eve giren çıkan birisi var, bu da muhtemelen eski eşidir’ diyerek şikayet ediyor. Son zamanlarda bu süreç kötüye kullanılarak bilhassa kasti kullanıldığının farkına vardık. Karar bu yönden de fazla önemli” diye konuştu.

Yorum yapın