TÜİK Başkanı Dinçer: Bu koltukta şimdi ben oturuyorum, yarın başkası oturur!

Dünya gazetesinden Alaattin Aktaş, bugünkü köşe yazısında TÜİK Başkanı Dinçer ile yaptığı görüşmeye yer verdi.

Önce gazeteci Fatih Altaylı peşinde da gazeteci İsmail Saymaz’ın istifa ettiğini söylediği TÜİK Başkanı Dinçer, Aktaş’la görüşmesinde iddiaları doğrulamadı.

Alaattin Aktaş’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

TÜİK’le ilgili değişmesi hiç basit olmayan, hatta olur ya de hiçbir süre değişmeyecek bir adalet vardır:

“Bunlar var ya bunlar, enflasyonu tekrar düşük gösterecekler, zaten daima öyle yapıyorlar; siyasetçi emir veriyor, bunlar da uyguluyor!”

Bu ne bugünün yargısıdır, ne de yarın değişecektir. Girişte belirttiğimiz gibi herkesin kendine göre bir enflasyon algısı vardır ve bundan nedeniyle kendi enflasyonuyla örtüşmediği sürece TÜİK’in açıkladığı orana cümbür cemaat dudak büker.

TÜİK Başkanı Sait Erdal Dinçer’e bu yaklaşımı sordum:

“Ben sokaktaki bir yurttaş olarak şunu sormak istiyorum. Enflasyon oranı hesaplandı önünüze geldi, oranı çok yüksek buldunuz, ‘Törpüleyin şunu birazcık’ der misiniz?”

Başkan bütün cevap verecekti fakat soruma devam ettim:

“ya da oran size kadar mantıklı lakin daha üst makamlar düşük bir oran bekliyor. O durumda ‘Arkadaşlar bu oranı azıcık aşağı çekmemiz gerekiyor’ diye çalışanlarınıza talimat verir misiniz?”

Gülümsedi Sait Erdal Dinçer… “Bakın Alaattin Bey” diye başladı:

“Diyelim ben ticaretle uğraşıyorum. Bu ticarette birine adaletsizlik yaptım. Bir zaman sonradan o kişi bana benzer şekilde davrandı, bu sefer haksızlığa uğrayan ben oldum. Sonuçta bir araya gelir, el sıkışır helalleşiriz.

Oysa enflasyon hesabında ben 84 milyona aleyhinde sorumluyum, bir yanlışa imza atarsam 84 milyonun hakkını yemiş olurum. Biliyorsunuz, milyonlarca çalışan bizim açıkladığımız enflasyona tarafından zam alıyor. Acilen o insanların neredeyse geliriyle oynamak, hakkını yemek yemek… Bunu yapmam, böyle bir yükümlülük altına girmem laf konusu olabilir mi?”

TÜİK Başkanı Dinçer’in uyarı çektiği bir istikamet daha var: “Bu koltukta hemen ben oturuyorum, yarın başka biri oturur; yani başkanın kim olduğunu abes verin. Siz sanıyor musunuz ki TÜİK’te enflasyon hesaplamasıyla ilgili birimde çalışan yüzlerce arkadaşım ortaya koydukları orandan çok ayrı bir açıklama yapılmasını sineye çeker, hiç sesini çıkarmaz…”

“Başkan Dinçer TÜİK’e güvenilmesini istiyor. Bunu dilemek tabii ama en doğal hakkı” diyen Aktaş, şu yorumu yaptı:

Ama yıllardan beri süregelen öylesine bir güvensizlik var ancak, o kadar bir veri kirliliği var ama, bırakın sokaktaki vatandaşı, hala önem atfedilen bir takım kişiler bile enflasyonun zincirle, takozla, pinpon topuyla özdeşleşmiş halkın kullanmadığı ürünlerle hesaplandığını düşünüyor, daha da ötesi bunu dile getiriyor. Üstelik TÜİK hangi mülk ve hizmetlerle hesaplama yaptığını, bunların endeksteki ağırlığının ne olduğunu, her ayki fiyatları ve değişim oranlarını açıkladığı halde. O yanlış ezber bir türlü bozulmuyor, kent efsanesini çökertmek muhtemel olmuyor.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir