Tipi ve kar yağışı yolcu otobüsünün devrilmesine neden oldu: 8’i ağır, 34 kişi yaralandı

Korkunç kaza sabah saat 05.30 sıralarında Sivas’ın Gürün ilçesi Mazıkıran mevkisinde meydana geldi. İstanbul- Diyarbakır seferini yapan R.D. yönetimindeki yolcu otobüsü, kar yağışı ve tipi nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrildi.

34 KİŞİ YARALANDI, 8’İNİN DURUMU AĞIR

Kazada otobüste yer alan 34 birey yaralandı. İhbar üstüne kaza yerine afiyet, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Sivas ve Gürün ilçesindeki değişik hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan 8’inin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Yolda tedbir alan polis ve jandarma ekipleri, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

İşte kaza yerinden görüntüler;

Sivas'ta otobüs kazası 34 yaralı
Sivas'ta otobüs kazası 34 yaralı
Sivas'ta otobüs kazası 34 yaralı
Sivas'ta otobüs kazası 34 yaralı
Sivas'ta otobüs kazası 34 yaralı

Read more

Köy evlerinde duvar boyası olarak kullanıyor! Kanser yapan ‘Asbest’li köylerin haritası çıkarıldı

Çöplü, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ağırlıklı almak üzere 400 köyde yaklaşık 100 bin kişinin asbestten etkilendiğinin belirlendiğini söyledi.
Türkiye’de 1970’li yıllara dek bilhassa İç Anadolu ve arkasında Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gelişen akciğer kanseri vakaları sonucunda üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından alıştırma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda köy evlerinin duvar sıvası ile çatısında kullanılan ve dirençli madde olarak aşina asbestin akciğer kanserine niçin olduğu belirlendi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Lüfti Çöplü de üniversitelerin yaptığı araştırmaları inceleyerek, asbeste alt kanser vakalarının görüldüğü köylerin haritasını çıkardı. Haritaya tarafından İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ağırlıklı edinmek üzere 400 köyde takriben 100 bin kişinin asbestten etkilendiği görüldü.

“AKCİĞERDE BİRÇOK HASTALIĞA YOL AÇIYOR”

Prof. Dr. Lütfi Çöplü, asbestin ısıya ve aşınmaya çok dirençli madde olduğunu ve bu nedenle eski yıllarda bilhassa köy evlerinin yapımında kullanıldığını söyledi. Çöplü, “Amyant lifsel yapıda bir madde. Yani uzun çubuklar biçiminde olan ve dokunulduğu süre yün şehvetli veren bir madde. Bu madde Anadolu’da çok eskiden beri biliniyor. Buna ‘ak toprak’ ya da ‘çorak toprak’ ismi de verilir ama bu madde solunduğu vakit akciğerde birçok hastalığa yol açıyor. Bunlar; akciğer kanseri, göğüs zarı kanseri, karın zarı kanseri, akciğer zarında kalınlaşma, kireçlenme ve diğer taraftan akciğerin kendisinde sertleşme yapabiliyor. Alt solunduktan derhal sonradan belirtilerini vermez, 15-20 yıl geçmesi gerekli. 1970’li yıllardan itibaren bu maddenin kanserojen olduğu anlaşılınca kullanımı 2000’li yılların başında bu çoğu ülkede yasaklandı. Bunun içinde Türkiye de var” dedi.

“YAKLAŞIK 400 KANSERLİ KÖY VAR”

Prof. Dr. Çöplü, özellikle İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi’nin iç kesimlerinde asbeste tabi kanser vakalarının çoğunlukla görüldüğünü belirtip, “Sahil kesimlerinde ve Trakya’da böyle bir durum yok. Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi’nde şu anki bilgilerimize tarafından böyle köyler yok. Türkiye’de az kalsın 400 tane kanserli köy var. Bununla ilgili olarak Hacettepe Üniversitesi’nin de diğer üniversitelerin de çalışmaları var. Takriben 100 bin kişinin bu asbest maruziyetinden etkilendiği tahmin ediliyor. Bu konuda birincil araştırma bizim kurucu başkanımız Prof. Dr. İzzettin Uzlaşma ve Diyarbakır’dan Selahattin Akbaş göre yapıldı sonradan diğer üniversiteler de bu araştırmalara devam ettiler. Yapılan incelemeler sonucunda İç Anadolu’dan başlarsak Eskişehir, Kütahya, Ankara, Çankırı, Yozgat, Çorum, Sivas, Malatya, Diyarbakır ve Elazığ asbest maruziyetinin yoğunlukla görüldüğü illerimiz” diye konuştu.

“100 HASTANIN 4’ÜNDE AMYANT MARUZİYETİ BULDUK”

Prof. Dr. Çöplü hem Hacettepe’de ‘Çevresel Asbestos Maruziyetine Ast Plevra Bulguları’ konulu diğer çalışma daha yaptıklarını belirterek, “2012-2016 yılları aralarında Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bilgisayarlı tomografi çekilen 30 bin hastayı araştırdık ve bunların yüzde 4’ünde asbestos maruziyetini belirleyen ‘plevral’ kalınlaşma dediğimiz göğüs zarı kalınlaşması ve kireçlenmesi bulduk yani burada akciğer tomografisi çektiren her 100 hastanın 4’ünde asbest maruziyeti bulduk. Bu oldukça yüksek bir oran. Hacettepe’ye gelen hastalar Ankara ve civarından kazanç. O nedenle bizim araştırmamız daha fazla İç Anadolu’yu temsil eder. Türkiye çapında böyle bir araştırma yapılsa bunun daha düşük olacağını varsayım ediyoruz çünkü sahillerde, Marmara Bölgesi’nde, Ege’nin kıyı kesimlerinde bunun öyle olmayacağını düşünüyoruz” dedi.

“AĞAÇLANDIRMA FAYDALI OLABİLİR”

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan kanserli köyler hakkında da data veren Prof. Dr. Çöplü, “Buralardaki köylerin topraklarının yapı taşlarının incelenmesinde de ‘tiremolid asbestos’ denilen bir amyant türünün ön planda olduğu anlaşılıyor. Hemen şehirlerin nüfusu artıyor, köylerden göç oluyor. Artık köylerde yaşayan insanların nüfusu yüzde 10 civarında dolayısıyla bu köylerin yerleri değişebiliyor. Köy evlerinden asbeste maruz kalma ihtimali de azalmış oluyor lakin gerçi bu asbest birikintileri açık alanda olduğu için rüzgarla ve atmosferik şartlarla uzaklara dek taşınabiliyor. Bunun için de o bölgelerin ağaçlandırılması yararlı olabilir” diye konuştu.

Köy evlerinde duvar boyası olarak kullanıyor! Kanser yapan 'Asbest'li köylerin haritası çıkarıldı
Köy evlerinde duvar boyası olarak kullanıyor! Kanser yapan 'Asbest'li köylerin haritası çıkarıldı
Köy evlerinde duvar boyası olarak kullanıyor! Kanser yapan 'Asbest'li köylerin haritası çıkarıldı

Read more

Artık maçlar şifresiz izlenecek! Süper Lig TV kuruluyor

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kadar açılan naklen yayın ihalesinde en yüksek teklifleri veren Digiturk (beIN Sports) belli sürede sözleşmeye imza atmadı ve naklen yayınların sahibi az önce belli olmadı.

İhalede 7 pakete en yüksek teklifi veren Digiturk, en kıymetli görülen paket 1A’nın ihale haricen tutulması sebebiyle önerge vermesine karşın öteki paketleri imzalamadı. TFF, en yüksek ikinci teklifi veren Saran Group ile iki pakete en yüksek öneride bulunan TRT’yi görüşmeye ağırlama etti. Bu iki firma, 7 gün içinde en yüksek öneride bulundukları paketler için imzayı atarsa yeni yayıncı veya yayıncılar olacak ama en önemlisi Süper Lig TV projesi.

MAÇLARA CÜMBÜR CEMAAT ULAŞACAK

Şartname açık havada bir önerge olan Süper Lig TV kurulursa bunun sahibi Kulüpler Birliği olacak. Bu durumda futbolsever maçları nasıl izleyecek ? Bu sorunun cevabı özet olarak şöyle; tek bir digital platformda değil bütün platformlar ve internet üzerinden video içerik sağlayıcılar futbolseverlere maçları ulaştırabilecek.

Konuyu azıcık daha açarsak;

Süper Lig TV’deki maçlar tek bir platformda değil ücretini ödeyen bütün platformlarda yayınlanacak. Yani tek bir cihazdan değil, decoderi olan bütün platformlarda ( D Smart, Tivibu, Digiturk) ve internet tabanlı yayınlama yapan, yani Over the top (OTT) denilen, medyayı bağımsız bir ürün olarak ilk elden internet üzerinden görüntüleyenlere dağıtan video içerik sağlayıcılarında da (Netflix, EXXEN, BluTV,GAIN vs.) maçlar olacak.

Diyelim ancak akıl babası Saran Group bu ihaleyi kazandı. Eski düzen olan bir digital platform ve tek decoderden giriş yapılan bir oluşumda olmayacak. Arzu eden her kuruluş bunu kendi platformuna bedelini ödeyerek koyabilecek.

MAÇLARIN SEYRİ DAHA HESAPLI OLACAK

Başka bir açıdan bakıldığında tüm yayıncı platformlar kulüplerin müşterisi oluyor. D Smart, Tivibu ve baştan sistemde olmak isterse Digiturk ödemesini yaparak maçları yeniden kutularından yayınlayabilecek. Hem internet üzerinden yayınlama yapan EXXEN, Netfliks, BluTV, GAIN gibi oluşumlar da ihale sahibine ödemesini yaparak maçları müşterilerine ulaştırabilecek. Platformların mevcuttaki aboneleri bu vesile ile maçları da izleme olanağı bulacak. Bu sistem rekabet doğuracağı ve tek elde kalmayacağı için spor izleyicisini mutlu eden bir yayın modelini ortaya çıkaracak. Futbol maçlarını izlemek hem daha ekonomik ayrıca de daha ulaşılır olacak. Süper Lig TV’ye bedelini ödeyen ve platformuna alan her decoderli ya da OTT’li kuruluşlar izleyiciye cazip fiyatlar sunarak toplamda 8-9 milyon futbolseverin maçları evlerinde izleyebilmesini sağlayacak.

KULÜPLERİN GELİRİ DE ARTACAK

Ekranda izleyen futbolsever sayısının artması kulüplerin kasasını da dolduracak. Saran Grubu, Süper Lig TV için 120 Milyon Dolar garanti ücreti teminat altına alıyor. Kulüplerin de taşın altına elini koyması, satmak-pazarlama için taraftarını yönlendirmesi, el birliğiyle ligin değerini arttırmak için çalışması gerekiyor. İzlenebilirliği yüksek kalitede bir lig sunulursa toplam kazanç takvim 200 milyon dolara kadar çıkabilir. Keza bütün platformlarda geniş reklam skalası olacak, reklam geliri artacak ve gelir paylaşımı modeli olarak; büyük pay kulüplerin, küçük pay yayıncıların olacak şekilde bölünecek. Kulüplerin üstünlük sayıları, o sezon topladıkları puanlara kadar kulüplere para aktarılmış olacak.

Read more

1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!

1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!

Sivas’ta merkeze tabi Kurtlapa köyü yakınlarında Kalkolitik, Eski Tunç Çağı ve Hititler’e ait birçok buluntunun yanı sıra Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Sivas Arkeoloji Müzesine verilen ağzı kille kapanmış cam fanus Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) akademisyenleri kadar araştırıldı.

İÇİNDEKİ SIVI ZEYTİNYAĞI ÇIKTI

Yapılan tahlil sonucunda M.S. 3 ve 4’üncü yüzyıllara ait olduğu değerlendirilen cam fanusun içindeki sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı.

“SONUCA ERİŞTİRDİK”

SCÜ İleri Teknoloji Araştırma ve Kullanım Merkezi (CÜTAM) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şimşir, “CÜTAM olarak Sivas’taki tarihi eserlerin neler olduğu, hangi döneme ait olduğu gibi bilgileri ilimize kazandırmak, çalışmalarımızın aralarında yer almaktadır. Bugün burada Sivas’a ait bir bulgunun araştırılması yapılarak sonuca eriştirdik” dedi.

“SIK GÖRÜLEN BİR MISAL DEĞİL”

SCÜ Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Erden Erpehlivan de “Bu çalışmayı yapmaya başlamadan önce biz belgelenmesi ve mental enerji konusunda bir alıştırma yapıyorduk. Türkiye müzelerinde fazla sık gördüğümüz bir misal değil. Bu içerisinde malzemesi ile birlikte bulunmuş bir misal. Bu bağlamda içerisinde arkeometrik analizler de gerçekleştirdik” dedi.

HAVA AKIŞI KESİLDİĞİ İÇİN SIVI ÖZELLİĞİNİ KORUMUŞ

CÜTAM Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Ebru Yavaş ise, “Milattan sonradan 3 ve 4’üncü yüzyıllara ait bir örnektir. Çok ender bir örnek olmasından dolayı da biz bilhassa bu esere zarar vermeden bu analizi nasıl gerçekleştirebileceğimiz konusunda incelemeler yaptık. Cam malzemenin ağzı toprakla kapatılmış ve hava akışı da indirimli. Dolayısıyla da buradan örnekler alırken, bilhassa bu kil numunesinden aldığımız örnekle analizini gerçekleştirebildik. Böylelikle organik malzemeye zarar vermemiş olduk. Laboratuvarımızda bu mesela özel tekniklerle ayrışmasını sağladık ve ondan daha sonra analizlerini yapabildik. Bunun sonucunda da içerisindeki bulunan maddenin zeytinyağı olabileceği hakkında fikrimiz oluştu” dedi.

1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!
1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!
1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!
1700 yıllık cam fanusta bulunan sıvının zeytinyağı olduğu ortaya çıktı!

Read more