KONDA’dan Bekir Ağırdır:

“KONDA araştırmalarında genelde dindarlık seviyesini ve hayat tarzını da soruyoruz. Bu iki sorunun cevaplarında bile son 10 yılda ülkenin yaşadığı sosyolojik değişimin hızını görüyoruz” diyen Ağırdır, yaşam tarzıyla ilgili değişimi yazdı.

Oksijen gazetesindeki köşesinde 2008 yılından beri bu yönde sordukları sorulara gelen yanıtların değişimini içeren Ağırdır, “Toplumsal us haritalarında, ihtiyaçlar ve taleplerde, davranış ve davranışlarda, umutlarda, beklentilerde, korkularda yansımaları var” dedi.

Ağırdır, “Dindarlık açısından kendinizi aşağıda okuyacaklarımdan hangisiyle tanım edersiniz?” sorusuna verilen seçenekleri ise şöyle sıraladı:

“Dini inancı olmayan biri/ Dinin gereklerine öyle inanmayan biri/ İnançlı lakin dinin gereklerini o kadar yerine getiremeyen biri/ Dinin gereklerini yerine getirmeye çalışan dindar biri/ Dinin bütün gereklerini bütün yerine getiren dindar biri… Bu seçenekleri sırasıyla ateist/ inançsız/ inançlı/ dindar/ sofu”

ORANLARDA BARİZ FARKLILIK

Ağırdır, “2008’de kendini ‘ateist’ olarak tanımlayanlar yüzde 0,7 iken 2021’de yüzde 4… ‘İnançsızlar’ 2008’de yüzde 1.4 iken 2021’de yüzde 4.1 olmuş… ‘İnançlılar’ aynı zaman aralığında yüzde 30.3’ten yüzde 35.1’e yükselmiş. ‘Dindarlar’ yüzde 54.2’den yüzde 46.6’ya, ‘sofular’ da yüzde 12.4’ten yüzde 10.3’e gerilemiş” dedi.

Ağırdır, yazısında şöyle devam etti:

Bütün araştırmalarımızda kullandığımız bir diğer sorumuz ise şu: “Kendinizi, yaşam tarzı bakımından altında sayacağım üç gruptan hangisinde sayarsınız?.. Seçenekler; çağdaş/ geleneksel muhafazakâr/ dindar muhafazakâr…”

Bu soruya bahşedilen cevaplardan tespitimiz şu: Hayat tarzını ‘modern’ olarak tanımlayanlar 2012’de yüzde 27.3 iken bugün yüzde 37.2’ye yükselmiş. ‘Geleneksel muhafazakâr’lar 2012’de yüzde 45.9 iken bugün yüzde 41.6’ya, ‘dindar muhafazakâr’lar yüzde 26.8’den bugün yüzde 21.2’ye gerilemiş.”

Ağırdır bu verileri şöyle yorumluyor:

“Doğal olarak bu sayılara yansıyan değişimin, toplumsal zihin haritalarında, ihtiyaçlar ve taleplerde, tavır ve davranışlarda, umutlarda, beklentilerde, korkularda yansımaları var. Kuşkusuz siyasi tercihlerde de bu değişimin izlerini görüyoruz. Bugünün siyasi tercihleri sadece partilerin, liderlerin söylemleriyle şekillenmiyor, tüm bu değişimlerin yansıması olarak değişiyor.”

Yorum yapın