Kılıçdaroğlu Diyarbakır’da özeleştiri yaptı: Gelmedik, sofranıza oturmadık, çayınızı kahvenizi içmedik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da; Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde partiye yeni katılan üyeler için düzenlenen törene katıldı. Kılıçdaroğlu, konuşmasının peşinde bin 300 yeni CHP üyesini temsilen 55 yeni üyeye bir bir rozet taktı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ”Diyarbakır’da olmaktan, Diyarbakırlılarla beraber olmaktan son derece mutluyum. Yaşadığınız sıkıntıları biliyorum. Büyük sıkıntılar yaşadınız, bunun da farkındayım. Ama bu ülkeye barışı mutlaka getireceğim. Bu ülkeye huzuru mutlaka getireceğim. Bu ülkeye kardeşliği mutlaka getireceğim. Bedeli ne olursa olsun, bu memleketin huzura ihtiyacı var. Beraber yaşamaya ihtiyacı var. Kucaklaşmaya ihtiyacı var. Ve en önemlisi helalleşmeye ihtiyacı var. Bunu yapacağız. Birlikte yapacağız.

“BÜYÜK ACILAR ÇEKTİNİZ, FARKINDAYIM”

Büyük acılar çektiniz, hepsinin farkındayım. Dertleriniz var, hepsinin farkındayım. İşsizlik var, hepsinin farkındayım. Evlerde sefalet var, onların da farkındayım, hepsinin farkındayım. Şunu unutmayın: Bu ülke çok zengin bir ülke, imkanlarımız var. Fakat bu imkanlar doğru yerlerde kullanılmıyor. Bu imkanlarımız vatandaşlarımızın hayrına kullanılmıyor. Diğer yerlerde kullanılıyor, savurganca kullanılıyor. Bir çocuğun yatağa aç girdiği bir evi düşünebiliyor musunuz? Bir annenin çektiği ıstırabı düşünebiliyor musunuz? Bir evde anne-baba ve büyük evladı işsizse o evin dramını düşünebiliyor musunuz? Sosyal devlet, bu ailenin direncini güçlendirmek ve ailenin dramını sonlandırmak zorundadır. Bunu gerçekleştirmek zorundayız.

“GELMEDİK, OTURMADIK, KONUŞMADIK”

CHP bu bölgeye pozitif gelmedi, onun farkındayım. CHP’nin, Diyarbakır’da pozitif oyu yok onun da farkındayım. Lakin bunun kabahati Diyarbakırlılarda yok, bunun kabahati bizde. Gelmedik, oturmadık, konuşmadık. Çayınızı kahvenizi içmedik, sofranızda oturmadık. Ankara’da oturduk, güzel hoş laflar ettik, ‘Niye bize oy vermiyorlar.’ Oy istiyorsan gideceksin, vatandaşın derdini dinleyeceksin. Ondan daha sonra diyeceksin ama, ‘Ben sizin dertlerini çözmeye talibim.’ Buraya geldim. Sizin dertlerinize talibim, dertlerinizi çözeceğim, beraber çözeceğiz. Birlikte çözeceğiz, refah içinde tüm bunları sağlayacağız.

“EMİN OLUN EKSIK KALDI”

Diyarbakır il başkanımız bir kadın. Kadınların bu bölgede ne değin kayda değer olduğunu ne değin siyasete tartı verdiklerini ve dolayısıyla, ülkenin sorunlarının çözülmesi için de kadınların ne dek etkin çalıştıklarını da çok iyi biliyorum. Bu sabah kahvaltımı, bir grup bayan önderi ile beraber yaptım. Başkanımız kürsüye çıkarken, ‘heyecanlıyım’ dedi. Coşku güzel şeydir. Hepimiz heyecanlı olmalıyız. Heyecanla, gelecek güzel günleri beklemeliyiz. Ve onu mutlaka haya geçirmeliyiz. Birlikte rahat içinde yapacağız. Hiç meraklanmayın, az kaldı, emin olun eksik kaldı ve inanın geliyor gelmekte olan. Ve geleceğiz.

“6 MİLYON 300 BİN GENÇ, ÜLKENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK”

Gençler size de iki lafım var. Ülkenin kaderini değiştirecek olanlar sizlersiniz. 6 milyon 300 bin genç ilk olarak sandığa gidecek ve oy kullanacak. 6 milyon 300 bin genç Türkiye’nin kaderini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç işsizlikten yakınıyorsa, oyunun rengini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç bu memlekette huzur istiyorsa, oyunun rengini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç, evlerde rahatlık olsun istiyorsa, oyunu rengini değiştirecek. Türkiye’nin kaderini değiştirecek olan 6 milyon 300 bin genç. İlk kez sandığa gidecekler ve başta bir siyasi partiye oy verecekler. Benim umudum ve beklentim, gençlerden; demokrasinin hakiki güvencesi sizler olacaksınız.

“ÇATIŞMADAN KAÇINACAĞIZ”

Biz, gençlerle kibir duyuyoruz. Ülkemizin bugünü ve geleceği gençlere emanettir. Size emanettir. Ben sadece sizin beklentilerinizi yapmak için mücadele edeceğim. Olur Ya görünüşe göre ben görünüyorum lakin, gerçekte bu işin başlıca aktörleri sizlersiniz. Alacaksınız Türkiye’yi 21. yüzyılın dinç ülkesi haline getireceksiniz. Sadece burada mı? Hayır. Bütün bölgede huzuru sağlayacağız. Tüm komşularımızla kolaylık içinde yaşayacağız. Çatışmadan kaçınacağız. Beraber tüm alan olarak, Orta Doğu’yu kastediyorum, tüm alan olarak hep beraber kolaylık içinde yaşayacağız. O bölgelerde de rahat olsun istiyoruz. Oralarda yaşayan halk da rahatlık içinde yaşasın istiyoruz. Tüm komşularımızla uzlaşma içinde, rahatlık içinde yaşamak istiyoruz.

CHP ailesine katılan siz kıymetli kardeşlerime de içten teşekkürler. Önemli bir adım atıyoruz. Bunun da farkındayım. CHP, halkın partisi olma yolunda kayda değer adımlar atıyor.

“NE EZEN OLACAK NE EZİLEN”

Rahmetli Ecevit ne diyordu, ‘Ne ezen ne ezilen. İnsanca hakça bir düzen.’ Aynısını yapacağız. Ne ezen olacak ne ezilen olacak. İnsanca, hakça bir düzeni beraber yapacağız. Beraber hayata geçireceğiz. Hepiniz sağ olun, hepiniz var olun. CHP’ye abone olmak, bir yükümlülük üstlenmek demektir. Barışı bitmiş seslendireceksiniz, dostluğu yeniden seslendireceksiniz; güçlüğü yenme azmini her yerde göstereceksiniz. CHP’li olmanın böyle bir sorumluluğu var, yeni kadrolarla, gençlerle, kadınlarla yolumuza devam edeceğiz; inşallah aydınlık, aydınlık Türkiye’yi her yerde yapı etmek üzere.”



Yorum yapın