Erdoğan, Antalya’dan dünyaya seslendi: 8 yıl önce Kırım’a ses çıkarsanız, bugün Ukrayna yaşanır mıydı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun konut sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu başladı. Forumun açılışında konuşan Erdoğan, dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

”UKRAYNA YALNIZ BIRAKILDI”

Rusya kadar işgal edilen Ukrayna’nın milletlerarası toplum kadar yalnız bırakıldığını söyleyen Erdoğan, ”Komşumuz ve dostumuz Ukrayna yalnız bırakıldı, uluslararası toplum zorunlu hassasiyeti göstermedi” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’DAN ”DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR” ÇIKIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan foruma damga vuran açıklamasında, “Eğer 2014’te Kırım’ın işgaline tüm Batı bütün dünya ses çıkarmış olsaydı, acaba bugünkü tabloyla karşı karşıya kalır mıydık?” diyerek sert çıktı. Dünyanın 5 ülkenin insafına bırakılmayacağını söyleyen Erdoğan, “Barışın dünyasını kurmalıyız” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

”Antalya Diplomasi Forumu’nun ülkelerimize bahtı açık olmasını diliyorum. Salgın şartlarına rağmen geçen sene ilk toplantıyı başarı ile icra ettik. Sancılı bir dönemde Antalya’dan verdiğimiz dayanışma mesajlarının foruma çok önemli bir amaç kattığına inanıyorum. Forum yakında küresel diplomasinin kalbinin attığı yere dönüşecek. Foruma iştirak eden hükümet ve devlet başkanları, devlet temsilcileri yapacakları katkının yanı sıra, aralarındaki temasları da önemli görüyorum. Foruma karşın yoğun ilgiyi memnuniyet ile karşılıyorum.

“AÇLIK VİRÜSÜ KORONAVİRÜSTEN DAHA ARTI CAN ALIYOR”

Bilimde, sanayide, teknolojideki onca ilerlemeye rağmen insanlık olarak temel meselelerimizi hala çözüme kavuşturamadığımızı görüyorum. Sıcak çatışma, iç savaşlar, terörizm, arzu, kıtalar arasındaki adaletsizlik ne yazık oysa sürüyor. Ekonomiler büyürken, gökdelenler yükselirken, birilerinin cüzdanları şişerken, hemen yanı başımızda çocuklar açlıktan ölmeye devam ediyor. Istek virüsü her yıl dünyada koronavirüsten daha arti insanın canına mal oluyor. Dünyada her gün 10 saniyede bir çocuk bir lokma ekmek ve su bulamadığı için ölüyor. İnsanlar yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor. 2014’ten bu yanlamasına Akdeniz’de 25 binden arti umut yolcusu hayatını kaybetti.

Son Dakika! Erdoğan'dan uluslararası topluma tepki: Komşumuz ve dostumuz Ukrayna yalnız bırakıldı

“DURDURAMADIĞIMIZ HER SAVAŞ BİZİ DE YAKAR”

800 milyon insanın esas gıda maddelerine erişemediği bir dünyada yaşıyoruz. Kabul edelim ancak, böyle bir dünyada hayal ettiğimiz daimi barıştırma, refah ve istikrar tedarik edilemez. 10 yıldır süren çatışmaların bile sona erdirilemediği bir dünyada kimse kendini güvende hissedemez. Söndüremediğimiz her yangının, durduramadığımız her savaşın bizi de yakacağını bilmeliyiz. Bunu Suriye’de, Libya’da, Yemen’de ve çoğu kriz bölgesinde gördük, tanık olduk. Birçok bayan ve çocuk milyonlarca sivil bu çatışma bölgelerinde hayatını kaybetti. Milletlerarası kuruluşlara güven dibe vurdu. İnsanlığın iki taraflı kültür mirası olan şehirler enkaz yığınına döndü. Kimi vakit coğrafi, kimi süre kültürel nedenlerden soyut yerlerin bedelini her zaman birlikte insanlık olarak ödüyoruz. Tarih ders almayanlar için yinelenme eder. Acılar da tekrarlanır. Ukrayna meselesi bu hakikatin son örneğidir.

ERDOĞAN’DAN KIRIM TEPKİSİ

Komşularımız arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesinden rahatsızız. En çok bizi endişelendirdi. Agresif eylemleri katiyen mazur göremeyiz. Kırım’ın ilhakı başta edinmek üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne karşın saldırıları ve tutumu biz reddediyoruz. Bunu her zeminde dobra dobra dile getirdik. Gerek Rusya gerek Ukrayna ile yaptığımız görüşmelerde bunu gündemde tuttuk. Eğer 2014’te Kırım’ın işgaline tüm Batı, tüm dünya ses çıkarsa bugünkü tablo ile karşısında karşıya kalır mıydık? Fakat Kırım’ın işgaline sessiz kalanlar derhal bir şeyler söylüyorlar. İyi de hak bu yarım kürenin bir yerinde geçerli diğer yarısında değil mi? Bu nasıl bir dünya.

Son Dakika! Erdoğan'dan uluslararası topluma tepki: Komşumuz ve dostumuz Ukrayna yalnız bırakıldı

”DOSTOYEVSKİ’NİN ESERLERİ YASAKLANIYOR, BİZ BUNU İSTEMİYORUZ”

Yangına körükle gitmenin, ateşe benzin dökmenin kimseye bir faydası olmayacaktır. Rus kültürü ve Rus insanlarına karşın faşizan uygulamalar da asla kabul edilemez. Almanya’da bir orkestra şefi Putin’in arkadaşı olduğu için görevden alınıyor. Öbür tarafta bir diğer Avrupa ülkesinde Dostoyevski yayınları, eserleri yasaklanıyor. Biz bunu neye benzetiyoruz biliyor musunuz? çok eskiden Irak’ta Hülagü’nün yakıp yıktığı kütüphanelere dönüş olarak görüyoruz. Biz yeni Hülagüler istemiyoruz.

“MONTRÖ’NÜN YETKİLERİNİ KULLANACAĞIZ”

Türkiye olarak can kayıplarının önüne geçmek, uzlaştırma ve istikrarı ihtiyacı karşılamak için mücadele harcıyoruz. Silahların bir an önce susması ve itidalin sağlanması en büyük temennimizdir. Bir dostum dedi oysa, bir SİHA bizim ülkemize düştü. Seslenmek oysa hiç ilgisi alakası olmayan bir ülkeyi de bu savaş vuruyor. 25-30 lider ile görüşmem oldu ve devam ediyor. Bakan arkadaşlarım görüşmelerine devam ediyor. Çözüm tekliflerimizi muhataplarımız ile paylaşacağız. Montrö sözleşmesinin ülkemize verilen yetkileri kullanmak dahil her şeyi kullanmaya devam edeceğiz.

“BM’NİN SİSTEMİ İFLAS ETMİŞTİR”

Sorunları büyüten, bu noktaya getiren sebepleri gözümüzden kaçırmamalıyız. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan müesses nizam bunun arkasındadır. BM üyesi 193 ülkenin kaderini 5 ülkenin kaderine bırakan bu sistemin adaletsiz olduğu sizlerin de malumudur. Ukrayna krizi ile birlikte fazla daha büyük açık ve yapısal problemlerin olduğu da ortaya çıkmıştır. Çatışanlardan biri kalıcı aza olunca sistem iflas bayrağını çekmiştir. Alınan kararların bağlayıcı yönü olmayınca çatışmaları sonlandıracak hiçbir adım atılamamıştır. 141 aza 2 üyeye aleyhte oy kullanırken sonuç alınabildi mi? Alınamadı! Böyle bir hak olur mu? Dünya 5’ten büyüktür diyerek günümüz şartlarına göre reform edilmelidir. Veto yetkisini elinde tutanlar gücü paylaşmaya yanaşmadığı için reform yapılamıyor. 15 tane geçici üye, 5 kalıcı üye. Bunlar komik geliyor. Geçici üye yapabilmek için lobi yapıyorlar. Ya olsan ne yazan, hiçbir faydası değil. Ana o iş 5’ten birinde. O 5’ten biri ne derse o oluyor!”



Yorum yapın