Ebru Şallı’nın zor anları! Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı

Uzun senelerdir pilatesle uğraşan ve ardından kendi markasını çıkaran Ebru Şallı, bir de YouTube kanalı açarak içerik üretmeye başladı. 111 bin abonesinin olduğu YouTube kanalında jurnal rutinlerini, tatilleri ve dinç besin ile ilgili tüyolarından bahseden Şallı, son videosunda takipçilerine içini döktü. 2 sene önce yaşadığı evlat acısından bahseden ünlü ad, kendisine yapılan haksızlıklara da değindi.

“EVLİ OLMADIĞIM BİRKAÇ YILDA ÇOK ZORLANDIM”

Şahsiyet özelliklerinden bahsederken “Evlilikçi bir yönüm var” diyen Şallı, “Evlilik ve aile ortamı benim için önemli. O yüzden çok uzun süre defalarca evliydim, hala da evliyim. Hoş bir şey kendimce, olumsuz bir şey olduğunu düşünmüyorum. Fazla eksik evli olmadığım bir vakit var, o sürede de çok zorlandım. Sahiden bunu itiraf ediyorum. Evli olmadığım birkaç yılda fazla zorlandım. Kime merhaba desem adınız onunla çıkıyor. Bu ne dek şiddet bir yaşam. Erken yaşta evlendiğim için kendimi bir bakıma korumuşum. Sonradan o boşanma sürecinde ‘ne oluyor ya’ dedim. İki tane çocuk doğurmak fazla güzeldi. Ben anne olmayı fazla sevdim. Anaç da bir yapım var. 17 yıl önce Bero doğdu. Arasında 6,5 yıl var daha sonra Ponçiğim Pars doğdu. Yalnızca anne sütüyle besledim çocuklarımı. Bu fazla mühim kendimce” biçiminde konuştu.

2 sene önce evlat acısı yaşayan Ebru Şallı, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı

“OĞLUM ÖLDÜKTEN SONRADAN HAKSIZ YERE ELEŞTİRİLDİM”

2020 yılında kanser nedeniyle 10 yaşındaki oğlu Pars’ı kaybetmenin acısını yaşayan Ebru Şallı, hastane sürecinde yaşadıklarını ve sonrasını da şu sözlerle anlattı: “Bir dönüm noktam da natürel fakat Ponçiğim ile yaşadığım durum. O konuyla ilgili keza konuşmak istiyorum keza istemiyorum. Baskı konuşması… Haksız yere eleştirildiğimi düşünüyorum. Ponçiğin durumu herkesin başına gelebilir. Allah hiç kimseye vermesin ama her anne babanın başına gelebilir. Bu bir dünya, yarın ne olacağımız emin yok. Bir rahatsızlık. İlk ilk önce itimat etmek istemiyorsunuz. Pars’ın hastalığı olduğunda ben anında ignore ettim durumu. Olmasını istemedim her anne gibi… Göğüsledim durumu. İşin içine girip, Nasıl çözeriz? Ne yapalım? Sonra zaten ivedi iyileşiyor gibi bir şart oldu. Fazla güzel cevaplar aldık hastalığın tanısı konulduktan daha sonra. Bunu kimseye anlatmadım. Çocuğa böyle bir hatıra kalsın istemedim. Çünkü iyileşecekti…”

2 sene önce evlat acısı yaşayan Ebru Şallı, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı

“BENİM YAŞADIĞIM ACIYI ANLAYAMAZLAR”

“Bu durumu yaşamış tek kadın ben değilim. Tek anne ben değilim. Bunun şımarıklığını da yapmak istemiyorum. Fakat insanların koskocoman konuştuğunu görüyorum. Çocukları olan halk müziği nasıl korkmadan fena açıklama yapıp, kötü cümleler kullanabiliyorsunuz? Benim yaşadığım acıyı nasıl anlayabilirler? Anlayış şansı var mı bir insanın? Yaşamadan anlayamaz fakat! Empati yapabilir mi, bence yapamaz! 2,5 yıla yakın ben hastanede yaşadım. Orayı bir ağırlama alanına çevirdim. Biz ilik nakline sırası gelmişken ‘ilik hediyesi’, ‘ilik eğlencesi’ diye bir oyun çıkardım. İnanılmaz bir şeydi. Tüm aile güya diş buğdayı gibi hediye aldı. Pars fazla eğlendi. İnanılmaz şeyler yaşadık. Bunları yaşayan bir insan olarak yapılan yorumları fazla korkusuz, zalim buluyorum.”

“AÇIKLAMA YAPMADAN ÖNCE VİCDANINIZI DÜŞÜNÜN”

“Şöyle bir şey bekleniyor, bunu hissediyorum ‘Ebru Ponçiğini kaybetti, bundan böyle o da ölür. Olması gereken bu.’ Bunu mu istiyorsunuz? Benim bir tane daha oğlum var, ailem var. Hiç mi aklınıza gelmiyor böyle şeyler. Kesinlikle açıklama yapabilirsiniz lakin önce vicdanınızı düşünün. Ben Pars’ımın istediği gibi burada, karşınızdayım. zaman zaman ağlıyorum. Gözyaşı Dökmek da insani bir duygu. Tanıdığım birisi ‘Ya Ebru harika, çok hoş çekimler yapıyorsun, seyahatlere gidiyorsun, çalışıyorsun, her şey çok güzel gidiyor, çok güzel görünüyorsun, daha da mı gençleştin sen?’ dedikten derhal sonradan ‘Fakat natürel senin iyi olma şansın yok ki… Ne yaparsan yap’ dedi. Kan dondurucu bir tümce. Kafa bu, mantalite bu…

2 sene önce evlat acısı yaşayan Ebru Şallı, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı

“PONÇİK BENİ KORUYOR, ONUNLA İLETİŞİMDEYİM”

“Hiç kimse benden ölmemi beklemesin. Ben yaşadığım acıyı kendim biliyorum. Bunun hesabını kimseye belirlemek zorunda değilim. Bunun hesabını bana kimse de soramaz. Bu benim acım. Ben yaşıyorum, nasıl yaşayacağıma kendim karar veririm. Biraz Allah’tan korkun. bir lokma vicdanınız olsun. Ponçik beni koruyor. Ben onunla aralıksız iletişimdeyim. Birtakım şeyler de yaşıyorum zaten. Bu konuyla ilgili elinizi vicdanınıza koyarak yorum yapın, anne baba iseniz de azıcık korkun.”



Yorum yapın