AK Parti’li Akbaşoğlu’ndan

Akbaşoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.
Bingöl’deşehidin ağabeyine küfredilmesinin herkesi üzen bir hadise yaşandığını söyleyen Akbaşoğlu, “Teröristlerce paramparça edilen şehidimiz laf konusuyken Lütfü Türkkan kadar şehidimizin bacısına açık açık küfredildiği duyuldu. Bu galiz küfürlerin hesabının mutlaka sorulması lazım.” diye konuştu.

“OLAYIN ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR, KABUL EDİLEMEZ”

Türkkan’ın, “İYİ Parti Grup Başkanvekilliği” görevinden istifa ettirilerek olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını, bu durumun “kabul edilemez” olduğunu bildiren Akbaşoğlu, “Lütfü Türkkan kendi Genel Başkanı’ndan ve kamuoyundan özür diledi oysa şehidimizin ailesinden, bilhassa bacısından özür dilemedi. Rencide ettiği şehit yakınlarından ve şehidimizden özür dileme erdemini zeka gösteremedi.” ifadesini kullandı.

“SAYIN AKŞENER, ACİLEN TATMİN EDİCİ BİR CEVAP VERMELİ”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, olaydan sonradan Türkkan ile ilgili disiplin sürecini devreye sokması gerektiğini ancak olayın üzerinden üç gün geçmesine rağmen Akşener kadar bu yönde bir adımın atılmadığını dile getiren Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

“Milletin emanetini ve vekaletini, TBMM’de ifa etmeye çalışan, Gazi Meclis’te bu duygu ve düşüncelerle hareket etmesi gereken, milletimizin ırzını, namusunu korumakla mükellef olan bir kişinin, siyasi tarihimizde eşine rastlanmayan böyle menfur ve galiz bir küfürle şehidimizi, bacısını ve bütün milletimizi rencide etmesi kabul edilemez. Lütfü Türkkan, siyaseten gereğini yaparak milletvekilliğinden istifa etmeli. Ancak bu şekilde hem İYİ Parti’nin kurumsal tavrı ayrıca de şehit ailelerimizin ve milletimizin beklentisi siyaseten yerine gelmiş olabilir. Sayın Akşener’in, böyle menfur bir olaydan daha sonra kamuoyuna yeterli bir yanit vermesi, açıklama yapması ve ilgili tavrı ortaya koyması şimdi beklenmelidir.”

“GAZİ MECLİS’İN ÇATISI ALTINDA BULUNMASI KATIYEN MÜMKÜN DEĞİL”

Yaşanan son olayın ilk olmadığını hatırlatan Akbaşoğlu, Türkkan’ın, daha önce teröristlerce şehit edilen Mardin Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk’ün babasının, Meclis’e ziyaretine ilişkin de galiz ifadeler kullandığını, kendisine ait firari yapıyı görüntülemek isteyen gazeteciyi ise dövdürdüğünü ifade etti.

Türkkan’ın tavrını, milletin değerlerine en büyük hücum ve saygısızlık olarak nitelendiren Akbaşoğlu, “Türk siyasi tarihinde eşine rastlanmayan, dünya tarihinde de eşine rastlanması muhtemel olmayan, kendisini vatan için feda eden bir şehidin bacısına açık açık küfreden bir kişinin, Gazi Meclis’in çatısı aşağı bulunması katiyen mümkün değil. Gereği mutlaka yapılmalı.” görüşünü paylaştı.

KILIÇDAROĞLU’NUN KANAL İSTANBUL MEKTUBUNA SERT TEPKİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, büyükelçilere mektup yazdığını kaydeden Akbaşoğlu, “Bu mektubun anlamı, içler acısı bir durumu ifade ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyet’in Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hür benim karakterimdir.” sözünü anımsatan Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“100 sene sonradan biz de benzer cümleleri, aynı ruh ve mana ile açıklama ediyoruz. Manda ve himaye kabul edilemez. Tam egemen Türkiye ve serbest bizim karakterimizdir. 100 yıl daha sonra CHP’nin başında olan ve Türkiye’yi yönetmeye talip olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, büyükelçilere Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir meseleyi, Türkiye’yi şikayet ederek, gammazlayarak ifade etmeye çalışıyor. Bağımsızlığımıza halel getirecek, siyaseten gerçekten ihanet olarak nitelendirilebilecek bir tavır ve davranışı ortaya koyuyor. Bu mektup, tarihin önünde çöp sepetine atılmıştır. Bu mektup, bağımsızlığımızı ihlal etmeye dönük emperyalistlerle, emellerini tevhit etmiş olanların mektubudur. Milletimiz, bu anlayışa katiyen geçit vermeyecektir.”

“CHP YÖNETİMİNİN İÇİNDE BULUNDUĞU KOŞUL TÜRKİYE İÇİN TEHLİKE TALEP EDİYOR”

CHP yönetiminin içinde bulunduğu durumun Türkiye için risk arz ettiğini söyleyen Akbaşoğlu, “CHP yönetimi tarafından Türkiye’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve ulusal egemenliğine aykırı bir tavır aralıksız tekrarlanıyor. Bunun cevabını asil milletimiz mutlaka verecektir. Haziran 2023, bu demokratik hesaplaşmanın tarihidir. İnşallah şehitlerimize küfredenlere, bağımsızlığımızı ihlal etme cüretinde bulunanlara, emperyalistlerden demokrasi dilenenlere, yardım bekleyenlere gerekli yanit milletimiz tarafından mutlaka verilecektir. Bu konuda en küçük tereddüdümüz söz konusu değil.” sözlerini sarf etti.

TÜRKKAN’IN MİLLETVEKİLLİ DÜŞÜRÜLÜR MÜ?

Bir gazetecinin “Lütfü Türkkan’ın, milletvekilliğinin düşürülmesi söz konusu mu?” sorusuna ise Akbaşoğlu, “Türkiye, bir hukuk devletidir. Tüzük çok açıktır. Bu konuda şehit ailesi de yasal yollara başvuracağını net şekilde açıklama etmiştir. Keza hakaret ve aleni küfür ayrıca de müessif fiile dönük birtakım tacizlerin olduğu net şekilde görülmektedir. Bu konuda yasal süreç neyi ortaya koyuyorsa ilgili yönetmelik sonuç itibarıyla uygulanmış olacaktır.” yanıtını verdi.

AK Parti'li Akbaşoğlu'ndan Lütfü Türkkan'ın milletvekilliğinin düşürülmesi söz konusu mu? sorusuna cevap



Yorum yapın