Abdulhamit Gül’ün istifasını hızlandıran süreç, İmamoğlu’nun MOBESE görüntüleriyle mi ilgili?

Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden bağışlama talebi kabul edilen Abdulhamit Gül’den boşalan Adalet Bakanlığına, TBMM Tüzük Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ atandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını talep ederek yeni Yargı Bakanı Bekir Bozdağ’a başarılar dileyen Gül, Twitter’dan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 19 Temmuz 2017 tarihinden beri sürdürdüğüm Hak Bakanlığı görevinden bölünmüş bulunuyorum. Kendilerine görevden af talebimi kabulleri için şükranlarımı arz ediyor, yeni Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ’a başarılar diliyorum.”

ASILZADE İLE ZIT DÜŞTÜ

Gül’ün umulmadık istifasının ardından ise kulislerde bir süredir konuşulan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaşadığı anlaşmazlıkların olduğu öne sürüldü. Geçtiğimiz aylarda, Aristokrat’nun muhtarlara metruk binaları yargı kararı beklenmeden yıkabileceklerini söylemesi, Gül’ün de ad vermeden bu sözleri, “hukuka yan kalma zorunluluğu”nu vurgulayarak eleştirmesi dikkat çekmişti.

EN SON İMAMOĞLU VE MOBESE MESAJI VERMİŞTİ

Son olarak İstanbul’u esir bölge kar fırtınası ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir balık restoranında yemek yemek yemesi ve restorana gelirken kayda alınan MOBESE görüntülerinin basına yansıması gündem olmuştu. İmamoğlu MOBES kayıtlarının servis edilmesi nedeniyle hakkını yasal yollardan arayacağını belirtmişti.

Bu tartışmalar sürerken, Yargı Bakanı Gül, “Geçmişte FETÖ’nün istihbarat ve bilgi madenciliğine verdiği özel önemi hepimiz biliyoruz. Ve bu çerçevede delil üreterek, tezgahlarla, oluşturulan kumpaslarla nasıl insanların kişisel haklarını ihlal ettikleri, nasıl mahremiyet haklarını ihlal ettiklerini hepimiz gördük, yaşadık. Gayri Meşru dinlemeler, kişilerin mahrem görüntüleri, özel bilgilerin ifşa edilmesi, verilerin hukuk dışı yollarla ele geçirilmesi gibi bütün hukuk dışı bu fiilleri daima beraber yaşadık. Hukuk devletinde başlıca itibarıyla haysiyet cellatlığı olmaz, şeref suikastı olmaz. Hukuk buna asla müsade vermez, veremez, vermemelidir. Dijital kumpaslarla insanların hayatını tarumar eden, insanlara kumpas kuran, bu FETÖ’cü zihniyetin de asla ama asla unutulmaması gereken bir mücadele alanı olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bu FETÖ’vari anlayışın uygulamaları da hiçbir süre hiçbir suretle ve hiçbir kimse göre gerçekleşmemesi yönünde teyakkuzu ve bu konuda da hukukun gerekli tedbirleri alması en esaslı görevlerden biridir.

“YURTTAŞ, BİLGİLERİ İFŞA EDİLECEK BİR IŞIK HALKASI GELMEDİĞİNDEN EMİN OLMALI”

Şahısların kurumlarla paylaştığı bilgiler korunmalıdır. Tüm kurumlar ve başta da idare, bu sorumluluğu bihakkın yerine getirmesi gerekli. Vatandaşın güvenerek verdiği bu bilgileri yarın başka yerlerde, medyada, sağda solda ifşa edilecek bir ayla gelmediğinden belirlenmiş olması gerekli.” demişti.

Gül’ün FETÖ’ye atıf yaparak verdiği mesajların Cumhurbaşkanlığı ve MHP’de rahatsızlık yarattığı, AK Parti içinde de eleştirilere niçin olduğu öne sürüldü. Bunun üstüne Adalet Bakanlığı’nda tayin değişimi yapıldığı bahis edildi.

Yorum yapın